Renk seçin:


Eğitim 4.0 ve Eğitsel Veri Madenciliği

Eğitim 4.0 ve Eğitsel Veri Madenciliği

Yapay zekâ, akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar; kısacası öğrenen makineler. Çalışma hayatımızın en büyük yardımcıları ve aynı zamanda engelleyicileri olarak tüm açıklığıyla karşımızda. Analog olan her şey, yavaş yavaş eskici dükkânlarındaki yerini almaya başladı. Teknoloji kendi evrimini geçirirken, acımasızca kendini oluşturan “eskiyi” oyun dışında bırakmak için elinden geleni ortaya koyuyor. Herhangi bir sektördeki 10 sene öncesinin en fazla satılan ürünü artık üretilmiyor. Çevirmeli telefonlar tuşlu, tuşlu telefonlarda dokunmatik olanlarına yenik düştüler. Şimdiyse küçük bir bileklik, saat kadranında madeni para büyüklüğündeki bir ekran ya da kulaklık şeklindeki mikro düzeyde bir çip, dokunmatik ekranların yerine geçmek için gün sayıyor.

Başarılı bir cerrahın el hassasiyetinden daha hassas, güçlü bir işçinin kaldırdığı yükün binlerce ton daha fazlasını kaldırabilen, en dikkatli sürücüden daha hatasız araç kullanabilen, tüm detaylarıyla onlarca mühendisin haftalarca üzerinde çalıştığı hesaplamaları saniyenin binde biri kadar kısa sürede hesaplayabilen ya da insan tarafından üretildiği halde dünyanın en iyi oyuncusunu satrançta yenebilen bir yapay zekâ insanoğlunu işinden edebilecek mi?

1000’in üzerinde robotun çalıştığı Chrysler Grubu Fabrikası (Fotoğraf: Fiat Chrysler).

Yüzlerce işçinin yaptığı bir işi artık akıllı robotlar zorlanmadan ve makro düzeyde bir ekonomiklikle yapabiliyor. Endüstri 4.0 ile üretim ve tüketim kültürü kendini yenilerken, tüm sektörlere olan etkisi herkes tarafından dikkatle takip ediliyor. Birçok sektörde çalışanlar için “Acaba robotlar yerimizi mi alacak?” sorusu kafaları karıştırırken, eğitimciler için ise Endüstri 4.0 kavramı ile birlikte “Eğitim 4.0”  kavramı ve kucak dolusu fırsatlar ortaya çıkıyor. Bu fırsatların içerisinde veri madenciliği yönteminin eğitimin geleceğini şekillendireceği konusunda büyük tartışmalar yaşanıyor. Peki nedir bu eğitsel veri madenciliği ve ne işimize yarayacak? Eğitsel veri madenciliğinin iyi anlaşılabilmesi için, öncelikle bir analiz metodu olarak veri madenciliğinin ne olduğu üzerinde durulması gerekir.

Veri üretimi konusununda teknolojinin etkisiyle yaşanan gelişmeler ve üretilen verinin yapısal olarak büyüklüğü ve aynı zamanda veri kaynaklarındaki çeşitlilik (kayıtlar, dosyalar, dökümanlar, resimler, sesler ve videolar) ile birçok yeni veri, kullanılabilir hâle gelmiştir. Toplanan verideki bu yapısal çeşitlilik ve niceliksel artış ile sıkça kullanılan yöntemler ve teknolojilerle verilerin analiz edilmesinin pek mümkün olmayacağı anlaşılmıştır. Bu sınırlama ile araştırmacılar yeni analiz metotlarının kullanımına yönelik bir arayışa girmişlerdir. Bu arayış; Endüstri 4.0 devriminin etkisiyle  veri madenciliği adı verilen, veriyi farklı yöntem ve tekniklerle analiz etmeyi ve bu veriyi kullanışlı bilgiye dönüştürerek özetlemeyi sağlayan yeni bir veri analizi metodunun ortaya çıkmasına yol açmıştır. Eğitsel veri madenciliği de, veri madenciliğinin eğitim bilimlerini konu alan çalışmalarda kullanımını kapsamaktadır.

Eğitsel veri madenciliğinin eğitimde kullanımı tam anlamıyla bir erken uyarı sisteminin kurulması anlamına gelmektedir. Özellikle yapay sinir ağları ve karar ağaçları gibi makine öğrenmesi içeren yöntemler tanımlama ve sınıflama açısından büyük önem arzetmektedir. Peki veri madenciliği yöntemini eğitimde nasıl kullanabiliriz?

  • Öğrencilerin sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları anlık olarak analiz edilebilir.
  • Öğrenci, öğretmen adayı, öğretmen veya yöneticilerin tutum, ilgi, yetenek, yönelim ve başarıları makine öğrenmesi ile modellenerek tanımlanabilir.
  • Öğrenci, öğretmen adayı, öğretmen veya yöneticilerin tutum, ilgi, yetenek, yönelim ve başarıları makine öğrenmesi ile gerçekleşmeden tahmin edilerek istenmeyen durumların önüne geçilebilir.
  • Özellikle ortaöğretime geçiş veya üniversiteye giriş öncesinde öğrencilerin yerleşip yerleşmeme durumu önceden görülerek gerekli tedbirlerin alınması sağlanabilir.
  • Özel veya resmî kurumların başarı veya başarısızlık durumları modellenerek ön tahminlerde bulunabilinir.
  • ÖSYM, MEBBİS, E-Okul gibi sistemlerdeki devasa veriler işlenerek iç kontrol ve denetim anlamında geri dönütler sağlanabilir.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Özetle eğitsel veri madenciliği; tanımlama ve açımlama amaçlı kullanılan devasa büyüklükteki veri setlerinin istatistik, matematik ve mühendislik bilimlerinin yetenekleriyle veriye bütüncül ve farklı açılardan bakmayı sağlayan veri madenciliğinin eğitsel amaçlı kullanımıdır.

Buradan hareketle, Milli Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk’un “Veriye dayalı bir politika üreteceğiz” açıklaması Türkiye olarak Eğitim 4.0’a geçişte diğer ülkelere öncülük edeceğimize ve artık eğitsel veri madenciliğinin ciddi ve etkin bir şekilde kullanımına işaret olarak görülmelidir.

Dr. Ergün AKGÜN
Veri Madeni İşçisi ve Eğitsel Medyum

 

Kaynak: www.egitimdeteknoloji.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ