Mustafa Önal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Düşünmeyi Bıraktığımız An…

Düşünmeyi Bıraktığımız An…

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eskiden bir şey soracağımız zaman bir büyüğümüze giderdik.

Bir dostumuza danışırdık.

Bizi tanıyan, gözümüze bakan, hayat yaşamış insanlardan fikir alırdık.

Bugün ne yapıyoruz?

Telefona yazıyoruz.

Bir bot cevap veriyor.

Ve biz o cevabı…

Hiç sorgulamadan kabul ediyoruz.

Düşünsene…

Hayat tecrübesi sıfır olan bir yapı, bize aşk hakkında tavsiye veriyor.

Acı çekmemiş bir sistem, sabır öğretiyor.

İhanet nedir bilmeyen bir yazılım, güven konusunda akıl veriyor.

Ve biz…

Annemizi babamızı dinlemezken,

Bir yapay zekânın cümlesini “kesin doğru” kabul ediyoruz.

Asıl korkunç olan şu:

Artık biri bize gerçek bir şey söylediğinde, içimizden şöyle diyoruz:

“Yapay zekâ öyle dememişti ki!!”

Düşünse;

Binlerce yılın birikimi,

Birkaç saniyelik bir algoritmaya yeniliyor.

Biz insanı değil,

Hızlı cevap veren bir makineyi tercih etmeye başladık.

Çünkü sabrımız yok.

Çünkü kimseyi dinlemek istemiyoruz.

Çünkü hazır akıl istiyoruz.

Ama şunu unutuyoruz:

Yapay zekâ akıl vermez…

Sadece güzel cümleler kurar.

Bir gün internet çökecek.

Sunucular susacak.

Ekranlar kararacak.

O gün “bize akıl veren” yapay zekâ ortada olmayacak.

Ve etrafımıza bakacağız…

Bizi gerçekten tanıyan kimse kalmamış olacak.

Çünkü biz,

Bizi kıran insanları affetmek yerine,

Bizi anlamayan makineleri seçtik.

O gün aynaya baktığımızda şunu anlayacağız:

Makineye çok şey sorduk.

Ama kendimize hiç kulak vermedik.

Ve belki de en ağır gerçek şu olacak:

Biz aklı kaybetmedik…

Onu gönüllü olarak devrettik.

Ve insan, aklını bıraktığı gün

Artık yöneten değil,

Yönlendirilen olur.

Düşünmeyi Bıraktığımız An…
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Teknolojik Öğretmenler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!