Mustafa Önal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yapay Zekâya Sığınmak: Sığınak mı, Tuzak mı?

Yapay Zekâya Sığınmak: Sığınak mı, Tuzak mı?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hiç oldu mu… Gece yarısı kimseye mesaj atmak istemezsin, kimseyi arayamazsın. Ama içindeki sıkıntı da susmaz. O an eline telefonu alırsın, bir uygulama açarsın… Bir bakmışsın derdini bir yapay zekâya anlatıyorsun. O da sabırla dinliyor, lafını bölmüyor, yargılamıyor, hep nazik. İlk başta iyi geliyor bu. “En azından biri dinliyor” diyorsun.

Ama aslında bu noktaya nasıl geldik?

Biraz dürüst olalım…

Artık kimse kimseyi gerçekten dinlemiyor. Herkesin kafası kendi telaşında, kendi derdinde. Birine uzun uzun derdini anlatmak zor geliyor, çünkü ya karşı taraf meşgul ya da anlayamayacak ya da kuru kuru eleştirecek. Ve biz, derdimizi anlatacak bir omuz bulamayınca, bir yazılım satırında teselli arıyoruz. İnsanlar arasında güven azalınca, makineye anlatmak daha kolay geliyor. Çünkü makine yargılamıyor, sabrı taşmıyor.

Bu yüzden biz de kolay olanı seçiyoruz: ekranlara sığınıyoruz.

Ama kolay olan her şeyin bir bedeli vardır. Gerçek ilişkiler zor diye kaçtığımız bu dijital dostluklar, bizi insanlara daha da yabancı yapıyor. Gerçek hayatta anlaşmazlık yaşamamak, yanlış anlaşılmamak uğruna hep steril bir dünyanın içinde kalıyoruz. Sonra bir bakıyoruz ki, kimseyle bağımız kalmamış.

Bir de işin güvenlik tarafı var…

Çocukluktan beri sakladığımız sırlarımızı, en kırılgan yanlarımızı, hayatta kimseye söylemediğimiz dertlerimizi bir yazılıma döküyoruz. Ama hiçbir şey internette kaybolmaz. Bugün seni teselli eden bu satırlar, yarın bir raporda, bir veri tabanında ya da hiç beklemediğin bir yerde karşına çıkabilir.

Bunu düşünmek bile ürkütücü değil mi?

Bir gün fark ediyorsun ki, yalnızlığını bastırmak için dönüp dolaştığın bu ekran, aslında yalnızlığının sebebine dönüşmüş. İnsanlara yaklaşmak yerine, onlardan uzaklaşmışsın. Gerçek hayattan kaçarken, kendi kendine bir dijital kafes örmüşsün.

Ve işin en acı tarafı şu:

O ekran seni dinliyor, ama hiçbir zaman senin gibi hissetmiyor. Asla omzuna elini koymuyor. Asla gözyaşını silmiyor.

Sonunda anlıyorsun ki…

En iyi yapay zekâ bile, bir dostun sessizliğini taklit edemiyor.

Bazen en güvenli sandığın sığınak, seni en çok yaralayan tuzak olabilir.

Yapay Zekâya Sığınmak: Sığınak mı, Tuzak mı?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Teknolojik Öğretmenler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!