Mustafa Önal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yaz Tatili mi, Ekran Tatili mi?

Yaz Tatili mi, Ekran Tatili mi?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Okullar kapandı…

Karneler alındı, çantalar bir köşeye bırakıldı. Çocuklar aylarca hayalini kurdukları yaz tatiline kavuştu. Biz büyükler de “Biraz dinlensinler.” dedik.

Sonra fark etmeden evin içinde yeni bir düzen oluştu.

Sabah uyanır uyanmaz eline telefon alan veya televizyon açan çocuklar… Tabletle kahvaltı yapanlar… “Bir oyun daha…” derken akşamı edenler…

Ve biz…

Bir yandan “Bu çocuk bütün gün telefonda.” diye söylenirken, diğer yandan elimizde kendi telefonumuzla sosyal medyada gezinen biz…

Aslında çocuklar bizi dinlemiyor.

Bizi izliyor.

Belki de bu yüzden “Telefonu bırak.” cümlesi bazen havada kalıyor. Çünkü söylediğimizle yaptığımız aynı olmayınca, çocuklar doğal olarak gördüklerini örnek alıyor.

Elbette teknoloji hayatımızın bir gerçeği. Telefon da olacak, tablet de olacak, bilgisayar da…

Sorun teknoloji değil.

Sorun, yaz tatilinin sadece ekran karşısında geçmesi.

Çünkü çocukluk; ekran ışığında değil, güneş ışığında güzeldir.

Biz yaz tatillerinde saatlerce saklambaç oynardık. Mendil kapmacada nefes nefese kalırdık. Seksek çizgileri bazen asfaltın üstünden günlerce silinmezdi. Yakan topun son oyuncusu olmak büyük bir gururdu. İstop oynarken mahallede yankılanan kahkahalar hâlâ birçok kişinin kulağındadır.

Bugünün çocukları ise belki de aynı heyecanı, ekrandaki sanal karakterlerle yaşamaya çalışıyor.

Oysa hiçbir oyun, birlikte geçirilen zamanın yerini tutamıyor.

Çocuklar bizden mükemmel anne baba olmamızı istemiyor.

Birlikte yürümeyi… Bir top oynamayı… Bir dondurma yemeyi… Bir akşam balkonda sohbet etmeyi… Bazen de hiçbir şey yapmadan yanlarında olmamızı istiyor.

Belki de bu yaz, telefonların şarjı biraz daha az dolsun…

Ama çocuklarımızın kalbi biraz daha fazla dolsun.

Çünkü çocukların hafızasında en çok yer eden şey, alınan oyuncaklar değil; birlikte geçirilen anlardır.

Yıllar geçecek…

Bugün küçük olan o eller büyüyecek. Bir gün telefonu bırakmasını söylediğiniz çocuğunuz, belki işten eve yorgun dönen bir yetişkin olacak.

O gün geldiğinde size çocukluğunu anlattığında ne duymak istersiniz?

“Babam hep telefonumu elimden almaya çalışırdı.”

mı?

Yoksa…

“Babam akşam olunca topu alır, hadi evlat dışarı mı derdi.”

“Annem benimle seksek oynarken ikimiz de çocuk olurduk.”

“Yaz akşamları mahallede birlikte gülerdik.”

Çocuklar büyür.

Oyuncaklar eskir.

Telefonlar değişir.

Tabletler yenilenir.

Ama çocukluk…

Ne güncellenebilir, ne de geri yüklenebilir.

Bu yaz çocuğunuza yeni bir ekran almak yerine, onun çocukluğunda güzel bir hatıra olmaya çalışın.

Belki birlikte saklambaç oynayın…

Belki mendil kapmaca…

Belki yakan top…

Belki sadece el ele yürüyün.

Çünkü önemli olan oynanan oyun değil; birlikte geçirilen zamandır.

Ve unutmayın…

Çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras, son model bir telefon değil; hatırladıkça yüzlerini gülümsetecek bir çocukluktur.

Yaz tatili, ekran tatiline dönüşmesin. Çünkü çocukluk, tekrar yüklenemeyen tek uygulamadır.

Yaz Tatili mi, Ekran Tatili mi?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Bizi Takip Edin

Mobil Uygulama

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Mobil Uygulama Yükle
Giriş Yap

Teknolojik Öğretmenler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!