Geçen gün bir velimizle sohbet ediyorduk.
“Hocam,” dedi,
“Biz çocuklara meslek düşünüyoruz ama bu yapay zekâ işi böyle giderse 15 yıl sonra o meslekler kalacak mı?”
Aslında bu soru artık birçok anne babanın aklında.
Çünkü dünya gerçekten çok hızlı değişiyor.
Eskiden robot deyince aklımıza sadece fabrikalar gelirdi.
Şimdi ise bankadan hastaneye, hukuktan eğitime kadar birçok alanda yapay zekâ kullanılmaya başlandı.
Üstelik bu değişim sadece bir iki ülkede değil.
Dünyanın farklı yerlerinde çok ilginç örnekler ortaya çıkıyor.
Mesela Amerika’da bazı marketlerde kasiyer yok.
Amazon’un geliştirdiği Amazon Go mağazalarında insanlar ürünlerini alıp çıkıyor, ödeme otomatik yapılıyor.
Kasaya gidip sıra beklemek diye bir şey yok.
Bankacılık sektöründe de benzer bir değişim var.
İspanya merkezli banka BBVA, müşterilerinin birçok işlemini artık yapay zekâ destekli dijital asistanlarla yapabiliyor. Hesap açma, kredi başvurusu, yatırım tavsiyesi gibi işlemlerin önemli bir kısmı artık bilgisayar sistemleri üzerinden yürütülüyor.
Çin’de hukuk alanında ilginç bir uygulama var.
Bazı mahkemelerde yapay zekâ sistemleri dava dosyalarını analiz edip hâkimlere yardımcı oluyor. Binlerce sayfalık belgeler birkaç dakika içinde incelenebiliyor.
Sağlık alanında da teknoloji hızla ilerliyor.
IBM’in geliştirdiği IBM Watson Health sistemi bazı hastanelerde doktorlara teşhis konusunda yardımcı oluyor.
Japonya’da ise bambaşka bir problem var.
Nüfus hızla yaşlanıyor.
Bu nedenle bazı bakım evlerinde yaşlılara yardım eden robotlar kullanılmaya başlandı. Robotlar hastaların ayağa kalkmasına yardım ediyor, ilaç saatlerini hatırlatıyor.
Depo ve lojistik sektöründe de büyük bir dönüşüm yaşanıyor.
Amazon’un dev depolarında binlerce robot raflar arasında dolaşıp ürünleri topluyor. Eskiden onlarca çalışanın yaptığı işi şimdi robot sistemleri çok daha hızlı yapabiliyor.
Ulaşım alanında da değişim kapıda.
Waymo şirketi Amerika’nın bazı şehirlerinde sürücüsüz taksileri test ediyor.
Direksiyon başında kimse yok ama araç kendi kendine gidebiliyor.
Peki Türkiye’de durum ne?
Aslında bizde de bu dönüşüm yavaş yavaş başladı.
Bankacılık sektöründe birçok işlem artık şubeye gitmeden yapılabiliyor.
Örneğin Türkiye İş Bankası’nın geliştirdiği Maxi isimli dijital asistan, müşterilerin birçok bankacılık işlemini telefon üzerinden yapmasına yardımcı oluyor.
Benzer şekilde Akbank ve Garanti BBVA gibi bankalar da yapay zekâ destekli müşteri hizmetleri kullanmaya başladı.
Ulaşım tarafında ise Türkiye’nin yerli otomobili TOGG sadece bir araba değil, aynı zamanda akıllı yazılımlar ve dijital sistemlerle çalışan bir teknoloji platformu olarak tasarlandı.
Yani otomobil sektörü bile artık yazılım ve yapay zekâ ile iç içe.
Sağlık alanında da bazı hastanelerde röntgen ve MR görüntülerinin analizinde yapay zekâ destekli yazılımlar kullanılmaya başlandı.
Yani değişim sadece Amerika’da ya da Japonya’da değil.
Türkiye’de de kapımızı çalmış durumda.
Bunları duyunca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
“Acaba robotlar gerçekten mesleklerimizi mi alıyor?”
Kasiyerlik değişiyor.
Banka memurluğu değişiyor.
Depo çalışma sistemleri değişiyor.
Şoförlük değişiyor.
Hatta hukuk ve sağlık gibi alanlarda bile bazı işler artık makineler tarafından yapılabiliyor.
Ama hikâyenin sadece bu tarafına bakarsak eksik kalır.
Çünkü tarih bize başka bir şey daha söylüyor.
Teknoloji bazı meslekleri azaltırken aynı zamanda yepyeni meslekler de doğurur.
Bundan 25 yıl önce “sosyal medya uzmanı” diye bir meslek yoktu.
Bundan 20 yıl önce “mobil uygulama geliştirici” diye bir iş yoktu.
Bugün ise binlerce genç bu alanlarda çalışıyor.
Belki de bugün ilkokulda okuyan bir çocuk, büyüdüğünde henüz adı bile konulmamış bir mesleği yapacak.
Belki yapay zekâ sistemlerini eğiten biri olacak.
Belki robotların bakımını yapan bir uzman.
Belki otonom araçların güvenliğini sağlayan bir mühendis.
Belki de yapay zekâ sistemlerinin etik kullanımını denetleyen bir uzman.
Yani mesele sadece “hangi meslekler bitecek?” sorusu değil.
Asıl soru şu:
Gelecekte çocuklarımız hangi mesleklere yönelmeli?
Çünkü bazı meslekler var ki…
Yapay zekâ çağında değerini kaybetmek bir yana,
belki de hiç olmadığı kadar önemli hale gelecek.
Yani mesele sadece “hangi meslekler bitecek?” sorusu değil.
Gelecekte çocuklarımız hangi mesleklere yönelmeli?
İşte bu sorunun cevabını, “Değişen Dünya, Değişen Meslekler” adlı yazı dizimizin ikinci bölümünde konuşacağız.


Ellerinize emeğinize yüreğinize sağlık çok güzel bir köşe yazı olmuş.